bursa tahliye avukatı

Bursa Tahliye Avukatı

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Bursa tahliye avukatı olarak, kiracı ile kiraya veren arasındaki uyuşmazlıklardan doğan tahliye davalarında ve tahliye talepli icra takiplerinde vekillik hizmeti ve hukuki danışmanlık vermekteyiz. Bu hususta emsal nitelikte bir Bölge Adliye Mahkemesi kararını sizlerle paylaşıyoruz.

T.C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Ankara 15. Hukuk Dairesi
Esas: 2018/1268
Karar: 2018/2404
Karar Tarihi: 29.11.2018

İcra Hukuk Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasında verilen karara karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili, dava konusu taşınmazı 23.03.2017 tarihinde davalı M.’in ağabeyinden davacının satın aldığını, satış tarihi itibarıyla taraflar arasında sözlü kira anlaşması yapıldığını, buna göre aylık 800 TL kira bedelinin her ay peşin olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını. Davalıların 2017/Haziran ayından itibaren kira bedelini ödemediklerini. Kira alacaklarının tahsili ve tahliye istemiyle başlatılan icra takibine de itiraz etmediklerini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğine rağmen cevap vermediği gibi duruşmaya da gelmemiştir.

Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.

Davalılar vekili; taşınmazın davalı M.’in kardeşi tarafından satış suretiyle davacıya devredildiğini, ancak bunun gerçek bir satış olmadığını, davalıların uzun yıllardan beri aynı konutta oturduğunu, bu durumun da satışın gerçek bir satış olmadığını ortaya koyduğunu, davacı ile davalı arasında iş ortaklığı bulunduğunu, şirket adına bir çok ödemeyi banka yoluyla çektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı-alacaklı 23.03.2017 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanarak 20.09.2017 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibinde 2400 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin borçlu-davalı M.’e 12.07.2017 tarihinde, H.’ye 26.09.2017 tarihinde tebliğine rağmen borca itiraz edilmemiştir.

İİK’nun 269. maddesinin ilk fıkrası ‘’ Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.’’ 269/a maddesi ise ‘’ Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.’’ hükmünü içermektedir.

01.07.2012 tarihinde Borçlar Kanunu yürürlükten kaldırılarak Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygula Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi hükmüne göre diğer mevzuatta Türk Borçlar Kanunu ile yürürlükten kaldırılan kanun maddelerine yapılan yollamaların, o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış sayılacağı belirtildiğinden yukarıdaki maddede Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerine yapılan yollamanın Türk Borçlar Kanunu’nun 315 ve 362.maddelerine yapıldığının kabulü gerekir. Davacının dayandığı kira sözleşmesi konut nitelikli taşınmaza ilişkin olup Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmüne göre kiracının temerrütünün gerçekleşmesi için kira bedelinin ödenmesi için en az otuz günlük süre verilip bu sürede borç ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedileceğinin kiracıya yazılı olarak bildirilmesi gerekir. İİK’nun 269 vd maddelerine göre borçluya tebliğ edilecek ödeme emri TBK’nun 315.maddesinde belirtilen yazılı bildirim yerine geçmektedir.

Eldeki davaya dayanak takip dosyasında ödeme emrinde itiraz ve ödeme süreleri gösterilmemiştir. Alt kısımda matbu olarak gösterilmesi yeterli değildir. Bu durumda TBK’nun 315. maddesine uygun bir yazılı bildirim koşulu gerçekleşmediğinden temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilemez. Açıklanan nedenlerle mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE. Konya 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/1018 Esas – 2018/62 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

Davanın REDDİNE,

Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL nin mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,

Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği 725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalılar tarafından yapılan 27,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Kullanılmayan gider avansının istek halinde ilgilisine iadesine,

Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde istinaf kanun yoluna başvuran davalılara iadesine,

HMK 27. maddesi gereğince tarafların dinlenme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. Maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 29/11/2018 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Bursa tahliye avukatı, bursa avukat, bursada avukat
Bursa tahliye avukatı

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Yorum ve Soru Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir