hakaret davasi hakaret sayilmayan kelimeler

Hakaret Davası – Hakaret Sayılmayan Kelimeler

Hakaret davası ile ilgili olarak merak edilen: hakaret sayılmayan kelimeler, hakaret davası örnekleri, hakaret davası zamanaşımı, hangi kelimeler hakaret sayılır, hakaret davası sonuçları, hakaret kelimeleri nelerdir, hakaret davası cezası nedir, hakaret sayılan kelimeler hakaret nedir, hakaret davası açma, hukukta hakaret içeren kelimeler gibi bir çok soruya cevap vereceğiz.

Hakaret davası nedir? Nasıl açılır?

Hakaret davası olarak bilinen, tarafların hakarete uğraması üzerine kolluğa yahut savcılığa şikayetçi olmaları ile açılan dava çeşididir. Hakaret davası açmak için öncelikle önemli olan şikayet dilekçesi hazırlayarak savcılığa müracaat etmektedir. Fakat dilekçenizin içeriği ne kadar detaylı ve ispatlı olursa savcılık tarafından iddianame hazırlanması ve kamu davası açılması olasılığı artmaktadır. Wikipediasitesinden de daha fazla tanımsal bilgi edinebilirsiniz.

Hakaret suçu zamanaşımı ne kadar?

Hakaret suçu, basit haliyle şikayete bağlı olup, müştekinin hakaret edeni öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık zamanaşımı süresi mevcuttur. Nitelikli hakaret suçunda ise şikayete bağlılık sözkonusu değildir.

Hakaret davası cezası nedir?

Bu tür suçların cezası TCK. md.125’te düzenlenmiş olup, basit nitelikteki hakaret suçunda ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılma hükmündedir. Nitelikli hakaret suçunda ise ceza artmaktadır. Hakaret sayılmayan kelimeler kullanılması halinde beraat kararı verilir.

Hakaret sayılmayan kelimeler nelerdir?

Hakaret sayılmayan kelimeler kanunda açıkça belirtilmemiş olup soruşturmayı yapan savcılık yahut yargılamayı yapan mahkeme bu hususta kararını vererek gerekli işlemleri yapmaktadır.

Hakaret sayılan kelimeler nelerdir?

Hakaret sayılmayan kelimelerin aksine hakaret sayılan kelimeler olarak Türk Ceza Kanununda Kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi veya sövülmesi suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması durumunda hakaret suçu oluşmuş olacaktır. Hakaret sayılmayan kelimeler ve diğer sorunlarınız için Bursa Ceza Avukatı olarak tarafımızdan hukuki destek alabilirsiniz.

Hakaret davası örnekleri

T.C.
YARGITAY
18.CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/7790/
KARAR NO:2019/1445
KARAR TARİHİ:16/01/2019

KARAR:

Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2018 tarihli ve 2017/190222 soruşturma, 2018/12072 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/1660 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin şikayet dilekçesinde şüphelinin twitter isimli sosyal medya hesabında @… kullanıcı adıyla kayıtlı olduğunu ve kendisine karşı önceden de aynı şekilde sosyal medyadan hakarette bulunması sebebiyle şikayetçi olduğundan aralarında husumet bulunduğunu, bu duruma rağmen şüphelinin değişik tarihlerde başka kullanıcılar tarafından paylaşılan ve şahsına yönelik hakaret içeren paylaşımları retweet etmek suretiyle sayfasında paylaşarak hakaret ettiğini, şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, şüphelinin alınan savunmasında adı geçen hesabın kendisi tarafından kullanıldığını, iddia konusu paylaşımları kendisinin yapmadığını, bilgi amacıyla sayfasında retweet etmek suretiyle paylaştığını ifade ettiği görülmekle; suça konu paylaşımların müştekiye hitaben yazılmış pislik, namert, edepsiz, yalancı, silah kaçakçısı, çirkef, imansız, izzetsiz, rüşvetçi, salyasını akıtan, şerefsiz.. şeklinde hakaret sayılabilecek sözler içeren paylaşımlar olması, bu paylaşımların şüpheli tarafından retweet edildiğinin savunmada kabul edilmesi ve taraflar arasında önceden görülen kamu davasının bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil ve şüphenin elde edildiği gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

CMK’nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. 2. fıkrasında, Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. hükümleri düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinde ise;

“(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. hükümleri yer almaktadır.

Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.

Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye araştırma mecburiyeti ilkesi; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi denilmektedir.

Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. – Finlandiya kararı 2007; Sürmeli – Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.

İncelenen dosyada, şüphelinin ad ve soyadının yazılı olduğu @… kullanıcı adlı twitter hesabından müştekiden bahsedilerek paylaşımlar (retweetler) yapıldığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin şüpheli hakkında hakaret suçunun işlendiği hususunda iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair mercii kararı hukuka aykırıdır.

Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/1660 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 16/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özet anahtar kelimeler: hakaret sayılmayan kelimeler, hakaret zamanaşımı

Yorum ve Soru Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir