Boşanma avukatı

Boşanma Avukatı

Boşanma avukatı dava vekili olarak da tanımlanmaktadır. Medeni hukuk alt dalı içinde yer alan aile hukuku içinde eşler arasında yaşanan tartışmalar sonrasında ayrılma işlemlerinin gerçekleştirilmesi adına tüm hukuki işlemleri yapan kişilerdir. Alanında uzman olarak ve belirli bir diploma sahibi olarak dava vekili görevi yapmaktadır. Boşanma ve boşanma süreçleri içinde eşler arasında yaşanan ayrılık, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konularda işlemleri yasal kurallar ve hukuk çerçevesi içinde yapmaktadır.

Ülkemizde yapılan araştırmalara göre son 2 yılda boşanma sayıları artmaya başlamıştır. Salgın dönemi boyunca insanların evden çalışması ve eve kapanması nedeniyle aile içinde daha şiddetli kavgalar yaşanmaya başlamıştır. Fiziksel ve psikolojik şiddet oranının artması boşanma süreçlerinin artmasına sebep olmuştur. Bir boşanma davasının özellikle avukat ile birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Kişi hak kayıplarını azaltma konusunda boşanma avukatları hukuki süreçte kişiye yardımcı olmaktadır. Dava tarafları arasında yaşanan hukuki uyuşmazlığı ortadan kaldırılması ve maddi ile manevi tazminat gibi konularda da savunma yapan kişilerdir.

Boşanma avukatı olmak için hukuk bölümü mezunu olmak ve boşanma konusunda ayrı bir bölümün hukuk içerisinde okunması gerekmektedir. Ülkemizde ve dünya da özellikle boşanma avukatlarına çok fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Her geçen gün yaşanan boşanma oranındaki artış nedeniyle mahkemeler boşanma konularına daha fazla yer vermektedir. 

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası açmak için boşanma dilekçesi oluşturulması ve adliyeye başvurulması gerekmektedir. Boşanma nedenleri arasında farklılıklar görülmektedir ancak en yaygın olarak görülen boşanma nedenleri şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelden sarsılması hususu yaygın olarak görülmektedir.

Boşanma davalarının açılması için kişi dilekçe vererek tevzi bürosuna başvurmalıdır. Hukuki süreç içinde boşanma karşılıklı anlaşma sağlanması durumunda anında gerçekleşecektir. Tarafların birbirleri arasında anlaşamaması dava sürecinin uzamasına neden olacaktır. Bazı boşanma davalarının birkaç yıl sürdüğü bilinmektedir. Bunun en büyük nedeni boşanma aşamasında olan çiftlerin hiçbir konuda ortak karara varamaması durumudur.

Boşanma davasında görevli olan ve hukuki süreci başlatacak olan mahkeme Aile Mahkemesi olmaktadır. Aile Mahkemeleri birçok ilde bulunmaktadır ancak bulunmadığı il söz konusu olması durumunda eşlerden birinin ikamet ettiği yerde süreç başlatılır. Boşanma davasının sonuçlanmasını ardından kadınların yeniden evlenmek istemesi durumunda evlenmek in belirli bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Boşanma davasının sonucunda taraflar arasında nafaka ödenmeye karar verilmesi durumunda da ödenecek olan tutar aylık olarak ve çocuk var ise çocukların ihtiyaçları hesaplanarak belirlenir.

Boşanma davası nasıl açılır sorusu son zamanlarda online ortam üzerinde sıklıkla araştırılan ve merak edilen konulardan biri olmaktadır. Boşanmak isteyen eşler arasında çekişmeli ya da anlaşmalı olarak boşanma süreci gerçekleştirilmektedir. Velayet ve mal paylaşımı konularında ortak karar almayan ve bir sonuca varmayan eşler için çekişmeli olarak dava süreci başlatılacaktır. Yıllar sürebilen çekişmeli boşanma davaları eşlerin boşanma ve ayrılık süreçlerinin uzamasına da neden olmaktadır.

Boşanma davası nasıl açılır? ayrıntılı bilgi için tıklayabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davası

Anlaşmalı boşanma davası boşanma aşamasında olan taraflar arasında hukuki süreçte anlaşma sağlanması ile boşanma işlemi daha hızlı bir süreç içinde gerçekleşecektir. Boşanma davaları özellikle anlaşmalı olması durumunda sadece bir formalite olarak kullanılmaktadır. Birkaç dakika yasa saatlik süren boşanmalar sonrasında taraflar arasında istenilen ayrılık tamamlanmış olur. Boşanmak isteyen eşler ortak bir boşanma protokolü imzalar ve bu imzaladıkları belgeyi mahkeme sunarak boşanma süresini zaman kaybetmeden tamamlamış olurlar.

Anlaşmalı boşanma davasının eşler arasında ortak karar alınarak davanın açılması çiftlerin boşanma aşamasında sürenin uzamaması konusunda da etkili olmaktadır. Çocuk var ise çocuğun velayeti, mal varlığı ve paylaşımı durumu, nafaka istenmesi gibi durumlar karşısında eşler kendi aralarında belge imzalayarak anlaşmalı olarak  boşanmayı kabul etmektedir. Eşler özellikle mal paylaşımı ile çocukların velayeti konusunda anlaşarak ortak bir karar almak zorundadır. Bu tür konular anlaşma protokolü içimde yer alarak eşler tarafından imzalanacağı gibi eşlerin mahkemede sözlü olarak hakimin karşısında aldıkları ortak kararı dile getirerek de anlaşmalı olarak boşanabilirler.

boşanma avukatı

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma protokolü bir anlaşma metnidir. Boşanmak isteyen çiftler arasında imzalanan ve ortak maddeler ile kararların bulunduğu belgedir. Eşler karşılıklı olarak anlaşma protokolü içinde mal varlığı paylaşımı, velayet ve nafaka gibi konularda da ortak karar alarak maddeler halinde belge içine yazdırarak bu belgeleri mahkemeye boşanma aşamasında sunmaktadır. Aile Mahkemesi tarafından eşler tarafından imzalanan bu protokol uygun bulunması durumunda boşanma süresinde uygulanacak ve kabul edilecektir.

Bir boşanma davasının yıllar boyu sürmemesi adına da önemli olan bir belge ve anlaşmadır. Boşanma davasının daha kısa sürede ve anlaşmalı olarak sürdürülmesi için eşler tarafından imzalanmaktadır. Velayet, tazminat, soyadı, mal varlıkları, nafaka, istenilen maddi ile manevi tazminat maddeleri anlaşma metni içinde taraflar tarafından kabul edilerek imzalanır.

Eşlerin talep ve isteklerini içeren bir anlaşma metni olarak özellikle boşanma davasının saatler içinde tamamlanması için önemli olmaktadır. Boşanmanın gerçekleşmesi için imzalanan ve mahkemeye sunulan Anlaşmalı boşanma protokolünün hakim tarafından da boşanmaya uygun bulunması gerekmektedir. Bu anlaşma protokolünün eksiksiz ve her maddesi doğru olarak yapılmalıdır. Herhangi bir konu yanlışı ve eşler arasında istenilen hususların yanlış yazılmaması gerekmektedir.

Boşanma davası nasıl açılır sorusu özellikle boşanma aşamasında olan eşler ya da boşanmayı düşünen eşler tarafından sıklıkla araştırılmaktadır. Bir boşanma davasının hukukla aykırı olmaması ve imzalanan bir ortak belge yani anlaşma protokolü var ise kurallara uygun olarak ve kişi isteklerini karşılayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Boşanma Sebepleri

Boşanma sebepleri farklı nedenlerden dolayı yapılmaktadır. Eşler arasında birbirine duyulan saygı ile sevginin azalması, hakaret yapılması, psikolojik ve fiziksel şiddetin artmaya başlaması ve huzursuzluk oluşumu gibi birçok farklı bedenden dolayı ortaya çıkmaktadır. Boşanma nedenleri üzerine yapılan araştırmalar ve incelemeler özellikle son dönemlerde aile içi geçimsizliğin artması ve maddi geçimsizlik nedeniyle eşler anlaşmalı ya da çekişmeli olarak boşanma davası açmaktadır. Tek bir tarafın açtığı davalar çekişmeli olarak sürebilmektedir. Boşanma nedenleri aile içi şiddetli geçimsizlik, maddi yetersizlik ve hakaret, şiddet, güven kaybı gibi nedenlerle de açılmaktadır. Eşlerin birbirine karşı ilgisiz davranmaları, aşırı kıskançlık nedeniyle de boşanmaların sayısı artmaktadır. 

Genel boşanma sebeplerine dayanarak boşanmak isteyen çok sayıda çift bulunmaktadır. Evlilikten kısa bir süre sonra boşanmak isteyen veya uzun bir evlilik döneminin ardından eşe karşı saygının, sevginin ve güvenin sarsılması nedeniyle de sıklıkla boşanmak için dava açılmaktadır. Evlilikte eşlerden birinin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemesi de bir boşanma sebebi sayılmaktadır. Boşanmalar kendi içinde de iki grupta incelenir ve ele alınır. Karşılıklı olarak boşanmak isteyen ve anlaşma sağlayan eşler arasında sorun yaşanmadan boşanma dakikalar içinde yapılır. Çekişmeli boşanmalar ise genel olarak tek taraflı açılan boşanma davaları sonrasında sıklıkla görülmektedir. Eşlerden biri boşanmayı kabul etmez ve boşanmak istemez. Bu nedenle boşanma süresi yıllar sürebilir.

Boşanma sebeplerinden bir diğeri de özel boşanma sebepleri olmaktadır. Kanunda sınırlı sayıda tutulan özel boşanmalar arasında zina nedeniyle boşanma davasının açılması durumu bulunmaktadır. Evli bir erkek ya da kadının bir başka kadın ya da erkekle birlikte olması durumudur. Hayata kast etme ve kötü davranışlar sergileme nedeniyle de boşanma davası açılmaktadır.

Suç işleme nedeniyle açılan boşanma davaları da boşanmanın özel sebeplerinden biri olmaktadır. Akıl hastalığı ve terk etme nedeniyle boşanma durumları da görülmektedir. Özel sebepler birden fazla sayıdadır. Boşanmanın özel sebeplerden sayılması için maddelerden birini karşılaması gerekmektedir.

Özellikle genel boşanma ile özel boşanma sebepleri birbirinden farklı olarak bir hukuki süreci başlamaktadır. Özel boşanma sebepleri de davacı olan taraf karşı tarafın evlilikte kusurlarını olduğunu kanıtlamak zorunda olmamaktadır. Özel bir boşanma sebebi olduğunu mahkeme huzurunda ispat etmesi yeterli olacaktır. Genel boşanma davalarında ise davacı ile dava edilen tarafın birbirlerinin kusurlarını ispat etmesi gerekmektedir ve bu ispat etme zorunlu olmaktadır.

Boşanma davaları farklı nedenlerden ve yaşanan durumlardan kaynaklı olarak da açılmaktadır. Aile Mahkemesi hakimi tarafından boşanmaya uygun bulunan tarafların boşanmalar kabul edilmektedir. Ülkemizde son 5 yıl içinde evlenen kişi sayısından daha fazla oranda boşanma davasının açıldığı ve boşanmanın gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Salgın hastalık ve pandemi dönemlerinde eşler arasında çıkan tartışmaların yerini fiziksel ve psikolojik şiddete, hakarete bırakması evlilik temelinin sarsılmasına neden olmaktadır. Boşanma oranının ülkemiz ve dünya genelinde artması nedenleri arasında kadınların çalışma ve iş yaşamına giriş yapmaları hususu da bulunmaktadır. Çalışan kadın sayısının artması eşlerini çalıştırmak istemeyen erkekler için bir boşanma sebebi olarak da sayılması istenmiştir. Güvensizlik, ilgisizlik, sevgi ve saygı yerini kişileri olumsuz yönde etkileyecek davranış ve tavırlara bırakmaktadır.

Anlaşmalı boşanmalar ülkemizde en fazla başvurulan boşanma türlerinden biridir. Çekişmeli boşanmaya oranla kısa sürede boşanmanın gerçekleşmesi ve eşler arasında saygının yitirilmemesi konusunda da yardımcı olmaktadır. Hukuki süreç içinde boşanma davasını açan kişinin dava sonuçlanmadan önce davayı geri çekme ve iptal etme şansı da bulunmaktadır. Dünya genelinde anlaşmalı olarak boşanarak ayrılmayı düşünen çift sayısı artmaktadır. Boşanmanın temel ve en etkili nedenleri arasında evlilik hayatında yaşanan ve dinmeyen tartışmaların olmasıdır. 

Çiftlerin hem kendilerine hem de eşine karşı tavır ile tutumları evliliğin temelden sarsılmasında ve ayrılma aşamasına gelinmesinde de etkili olmaktadır. Hane huzurunun kalıcı olarak bozulması ve evliliğe üçüncü kişilerin dahil edilmesi sorunu da kısa sürede boşanmaların yaşanmasına neden olmaktadır. Boşanma davası açarken son derece kararlı olarak dava açmak önemlidir. Dava aşamasında en yaygın görülen durumlardan biri de boşanacak olan eşlerin yeniden bir araya gelmeleri ve boşanmaktan vazgeçmeleri durumu olmaktadır. 

Boşanmada mal paylaşımı

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmada mal paylaşımı boşanma türüne ve nedenlerine göre de değişmektedir. Evlilik öncesinde çiftler arasında evlilik sözleşmesi imzalanmasına gerek yoktur. Mal paylaşımı evlenme sonrasında edinilen ortak mallar konusunda karar almak adına dava içinde paylaşımı yapılmaktadır. Evli çiftlerin boşanma sürecinde var olan ve kazanılan tüm mallarının yarı yarıya olacak şekilde paylaşımı da kanun tarafından belirlenen bir kural olmaktadır. Mal paylaşımı için bir sözleşmeye ihtiyaç duyulmamaktadır. Anlaşmalı olarak yapılan boşanmalar genel olarak mal varlığı konusunda da eşler birbiri arasında anlaşma sağlamaktadır. Kadın ve erkek tarafından hangi malların istendiği ve kendisinde kalacağı üzerine de anlaşma protokolüne bu konulara değinilmiştir. Evlilik öncesinde edinilen mallar kişiye kalmaktadır ve herhangi bir işlem mallar üzerinde yapılmamaktadır. Boşanma davalarının temeli kişilerin ortak olarak aldıkları tüm mal ve varlıklar konusunda ortak bir paylaşma yapılmasına dayanmaktadır. Her iki tarafında maddi anlamda zorluk yaşamaması adına bir mal varlığı var ise eşit oranda bölünmesine çoğu zaman karar verilmektedir. Bu durum eşlerin kendilerine ve istedikleri mal paylaşım oranlarına göre de anlaşma protokolü içinde yer alarak paylaşma kuralları ile oranları değişmektedir. 

Mal paylaşımı konusu genellikle boşanma davalarında eşler arasında huzursuzluğun en fazla yaşandığı maddelerden biridir. Eşler arasında malların yarı yarıya aşınımı dışında farklı bir oran belirlemesi ve mahkemeye sunması da mümkün olmaktadır. Yapılması gereken evlilik öncesinde oran tutarını belirlemek için bir sözleşme ve anlaşma yapılması gerekmektedir. Şirket hissesi olan kişilerin hisseleri mal paylaşımına dahil edilmemektedir. 01.01.2002 tarihinden önce kazanılan ve alınan şirket hisseleri kişisel mal varlığı olarak kabul edilmektedir ve bu nedenle mal paylaşımı konusuna dahil edilemez. 01.01.2002 tarihi sonrasında kazanılan ve alınan şirket hisseleri ise edinilmiş mallar olması nedeniyle ortak mal paylaşımına dahil edilmektedir.

Eşlerden birine kalan miras da mal paylaşımına dahil edilmeyen konulardan biridir. Kişinin şahsi mal varlığı olarak kabul edilmektedir ve paylaşımı yapılmamaktadır. Eşe kalan miras üzerinde diğer tarafın hiçbir hakkı bulunmamaktadır ancak miras nedeniyle mal varlığı ve gayrimenkul alınma durumunda kural değişmektedir. Alınan ev ile dairenin kiraya verilmesi ve elde edilen kira geliri nedeniyle gayrimenkul paylaşımı yapılmaktadır. Burada alınan gayrimenkul edinilmiş mal olarak kabul görmektedir ve eşler arasında da paylaşımı yapılmaktadır.

Evlilik süresi içinde eşlerden birine bir başkası tarafından bağışlanan ev, araba, mülk ve para üzerinde de diğer tarafın bir söz hakkı bulunmamaktadır. Kişisel mal varlığı olarak tanımlanması nedeniyle mahkeme boşanma sırasında bu mallar dışında olan malların paylaşımını yapmaktadır. Mal paylaşımı konusu özellikle boşanma davalarında sorun çıkartılan alanlardan ve konulardan biri olmaktadır. Mal paylaşımı evlilik sonrasında edinilen bütün malların eşler arasında ortak dağılımı için yapılan bir hukuki süreçtir. Evlilik öncesinde alınan mallar kişi malı olarak kabul edilir. Boşanma atında gebelikte evlilik sonrasında alınan her türlü malın paylaşımı mahkeme tarafından yapılmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Dilekçe Örneği

Anlaşmalı boşanma dilekçe örneği bir diğer adı ile anlaşma protokolü olarak da geçmektedir. Eşlerin anlaşmalı olarak boşanmaları için imzalanmaktadır. Eşler arasında var olan ve kazanılan malların paylaşımı, velayet, nafaka gibi konularda gerekli düzenlemelerin yapılması ve ortak kararın alınması sonrasında yapılan bir sözleşmedir. Anlaşmalı boşanma davaları için gerekli olan bir yazılı belgedir. Eşlerin anlaşmalı boşanma davalarını kabul ettiklerini göstermektedir. Dilekçe boşanma avukatı tarafından eşlerin kararına ve aldıkları ortak kararlara bağlı olarak düzenlenmektedir.

Maddi ile manevi tazminat, nafaka, ziynet eşyaları, velayet hakkı, mal paylaşımı konularında eşlerin istekleri belirlenerek ortak bir karar alınır ve anlaşma protokolüne yazılarak mahkemeye sunulur. Taraflardan sadece birinin Anlaşmalı olarak boşanma davasını açması durumunda mahkeme duruşma günüme kadar tarafların arasında anlaşma protokolünün imzalanmasını istemektedir.

Yapılan bu sözleşmenin ve belgenin doğru olarak yapılması ve hakim tarafından da doğru olduğuna onay verilerek yapılması gerekmektedir. Bazı istisnai durumlarda hakim tarafından protokol kabul edilmemesi durumu da söz konusu olmaktadır. Özellikle çocuklarla yapılacak olan kişisel ilişki durumu ve nafaka konularında anlaşma metninde yer alan maddeler halim tarafından uygun bulunmaması durumunda anlaşma onaylanmamaktadır.

Boşanma davası çekişmeli ve anlaşmalı olarak yapılmaktadır. Her iki dava süreci birbirinden farklı olmaktadır. Anlaşmalı boşanma davalarında eşlerin imzalamak zorunda oldukları protokol hakim tarafından uygun bulunmaması durumunda hakim yeniden eşlerin bir anlaşma protokolü yapmalarını ister. İmzalanan ve yapılan anlaşma belgesi duruşmada kabul edilmesi ile birlikte boşanma işlemi gerçekleşecektir. Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşlerin hak ve mal kaybına uğramamak için yapacakları anlaşma metnini boşanma avukatı gözetiminde yapması ve belirlenen maddeler konusunda hassas davranılması gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanma dilekçesi için de tarafların isim, soy isim ve T.C. kimlik numaraları sayfa başında yer almaktadır. Ardından protokol içinde belirlenecek olan maddeler için protokol maddeleri başlığı altında belirtilen konularla ilgili düzenlemeler yapılmalıdır. Mal paylaşımı konusunda, velayet, babanın ilişkisi, çocuk işe görülme günleri ve saatleri, ziynet eşyaları gibi konularda da eşlerin ortak kararı dilekçeye eklenir.

Boşanma Davasına İtiraz Etmek

Boşanmaya itiraz etmek özellikle boşanma davası açan tarafa karşı diğer eşin boşanmayı istememesi durumudur. Boşanma davaları her zaman eşler arasında alınan ortak karar sonucunda açılmayabilir. Boşanmak isteyen eş boşanma davasını açması durumunda diğer eş bu durumu kabul etmeyerek boşanmak istemediğini yazılı ve sözlü olarak dile getirmektedir. Boşanma davasına İtiraz hakkı bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 166.maddesine göre davacının kusuru ağır ise davalının açılmış olan boşanma davasına itiraz hakkı vardır maddesi de bulunmaktadır.

Boşanma davalarında boşanmaya itiraz eden tarafın davacının daha ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çocuklara karşı ilgisiz olduğunu, evlilik birliğinin temelde yok olduğunu, korunmaya muhtaç olan çocuklarına karşı tavırları hakkında da gerekli kanıtlarla itiraz etme hakkına sahip olmaktadır. İtiraz hakkının kötüye kullanılması durumu genellikle az kusurlu olan eş tarafından boşanma davasına itiraz edilmesi kötüye kullanma olarak tanımlanır. Eş ve çocuklar içinde korunmaya değer bir durumun kalmadığını itiraz eden tarafın kanıtlaması gerekmektedir.

Boşanma davasında itiraz hakkının kötüye kullanılması durumları özellikle birlikte yaşamak istemeyen eşin itirazı, uzun yıllar boyunca bir başka kişi ile yaşayan kişinin itirazı ve şikayet edenin itirazları mahkeme tarafından itiraz hakkının kötüye kullanımı olarak değerlendirilmektedir. Her boşanma duruşması içinde hakim boşanma taraflarından itiraz hakkını da değerlendirme altına almaktadır. İtiraz edilme nedenleri ve itiraz edenin bu hakkı kötüye kullanıp kullanmadığı konularında da gerekli incelemeler yapılarak karar verilmektedir.

Boşanma davalarında itiraz süreçleri hakkında da boşanma aşamasında olan kişiler tarafından sıklıkla soru sorulmaktadır. İtiraz süresi boşanma dava dilekçesinin mahkemeye verildiği andan itibaren geçerli olmaktadır. Gerekli olan harcın yatırıma işlemi sonrasında da itiraz hakkı doğmaktadır. Açılan bir boşanma davasına itiraz etme süresi de dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ile birlikte başlamaktadır. Boşanma davalarında taraflardan birinin itiraz hakkı bulunmaktadır ve bu hakkı kötüye kullanması gerekmektedir. İtiraz süresi yaklaşık olarak boşanma davaları için 15 gün olmaktadır.

15 günlük süre içinde cevap verilmesi zorunludur. İstenilen cevap süresinin yeterli olmaması dolayısı ile kişi mahkemeye başvuru yaparak ek 1 aylık süre talep etme hakkına da sahiptir. Kesinleşen bir boşanma davasına ise itiraz etme mümkün olmamaktadır. Kesinleşmeyen boşanma davaları için ise 15 günlük bir itiraz süreci bulunmaktadır. Kararın mahkeme tarafından kesinleşmesi de hukuki yolların karar aşamasında tüketilmesi anlamına da gelmektedir. Boşanma davasında karar verildikten sonra gerekçeli olarak açıklanan kararın taraflara tebliğinin ardından 2 haftalık süre içinde tarafların karara itiraz etme hakları bulunmaktadır. Boşanma davalarının sonuçlarının ardından kişilerin itiraz hakları olmamaktadır. Tüm itiraz süreci ve belgeleri mahkeme tarafından belirlenen durulma tarihine kadar yapılması gerekmektedir. 

Anlaşmalı olarak yapılan boşanma davalarında kararın açıklanması ve boşanmanın gerçekleşme süresi 3 ile 4 ay olmaktadır. Tek celsede boşanma anlaşmalı olarak yapılan boşanma davalarında geçerli olmaktadır. Boşanmaya itiraz hakkı taraflardan birinin belgeleri üst mahkemeye göndermesi ile gerçekleşir.

Çekişmeli Boşanma Davası ve Sonuçları

Çekişmeli boşanma davası sonuçları eşler arasında anlaşma sağlanmaması durumunda mahkeme tarafından belirlenen tarihte yapılacak olan boşanma davalarında boşanma işlemi gerçekleşecektir. Eşler arasında ortak bir kararın alınamaması ve sürenin uzamasında anlaşmalı boşanma yerine çekişmeli boşanma davalarına girilmektedir. Uzun sürebilen boşanma davalarıdır. Her iki tarafta bu süreçte yıpranmaya ve anlaşma sağlanamaması nedeniyle uzayan karar sürecinden dolayı maddi olarak da zorlamaya başlayacaktır. En sık görülen boşanma türlerinden biridir. Anlaşma yapma konusunda ortak bir karar almayan çiftler arasında uzun yıllar sürecek bir boşanma davası açılmaktadır. Çoğu zaman eşler boşanmanın bu kadar uzamasını istemeyecektir ancak bunun bilincinde olarak dava türünü seçerken uzman bir boşanma avukatının desteği ihmal edilmemelidir. 

Günümüzde anlaşmalı boşanmaya oranla daha az sayıda çekişmeli boşanma davaları bulunmaktadır. Kişilerin anlaşma sağlanmadan boşanma istememesi durumunda boşanma süreçleri sürekli olarak uzayacaktır. Çekişmeli olarak adlandırılan boşanma davaları nedenleri arasında müşterek çocukların velayeti konusunda anlaşamama, nafaka konularında anlaşma yapılamaması, mal paylaşımı konusunda iki tarafında isteklerini yerine getirecek olan paylaşımların yapılamaması ve eşlerden birinin boşanmaya karşı itiraz etmesi yaygın olarak görülen sebepler arasında bulunmaktadır.

Boşanma davaları her iki tarafında kabul etmesi durumunda anlaşmalı boşanma olarak görülmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında özel ve genel boşanma sebepleri üzerinde de durulmaktadır. Çekilmeli olarak boşanma davası açmak için bir takım kurallar bulunmaktadır. Eşlerin resmi nikahlı olması gerekmektedir. Dini nikahı olan kişiler boşanma davası açamamaktadır. Çekişmeli olarak açılacak bir boşanma davası için boşanma sebepleri belirtilerek bir dilekçe hazırlanması gerekmektedir ve bu dilekçe ile birlikte mahkemeye başvuru yapılmalıdır.

Boşanma dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre düzenlenerek hazırlanması gerekmektedir. Dava dilekçeleri mutlaka bir boşanma avukatının gözetiminde yapılmalıdır. Boşanma avukatları taraflar arasında istenilen ve istenilmeyen konularda anlaşma sağlanması konusunda da yardımcı olan kişilerdir. Kanuna uygun olarak düzenlenmeyen boşanma davası dilekçeleri mahkeme tarafından kabul görmemektedir ve ret edilmektedir. Dava dilekçesinde bir hata yapılmaması ve ciddi sonuçlar oluşturmaması adına dilekçenin bir boşanma avukatı tarafından yapılması gerekmektedir.

Çekişmeli olarak açılan boşanma davaları anlaşmalı olarak yapılan boşanma davaları gibi tek bir celsede tamamlanan bir dava değildir. Dava süresi uzayabilir ve celse sayısı da birden fazla olabilir. Çekilmeli boşanma davalarında celse sayısının tam olarak bilinmesi mümkün olmamaktadır. Tarafların birbirine karşı tutum, davranış, belirlenen kurallar ve alınan kararlar gibi hususlar ile de dava süreci yıllar boyunca devam edebilmektedir. Bu nedenle birçok kişi boşanmak istemesi durumunda anlaşmalı olarak boşanmayı tercih etmektedir. Tek celsede olan boşanmalar kişileri yıpratmadan kısa sürede boşanma işleminin tamamlanmasını sağlamaktadır.

Çekişmeli boşanma davası sırasında boşanmak istemeyen eş dava dilekçesine boşanmak istememesinin nedeni belirtmek zorundadır. Evlilik birliğinin de aynı zamanda çekilebilir bir halde olduğunu da kanıtlamak durumundadır. Davacı boşanma davasına gelmemesi durumunda dosya işlemden kaldırılır.


Boşanma Davasının Sonuçları

Boşanma davasının sonuçları mahkeme tarafından verilecek karar ile evlilik birliğinin sonlandırılmasıdır. Dava sonuçları boşanma davasının nasıl yapılacağı, hangi boşanma davasını açması seçileceği konularında değişiklik göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davaları hemen işleme alınan ve gerçekleşen davalardır ve 3 ay içinde boşanma geçekleşir. Çekişmeli olarak yapılan boşanma davalarında ise anlaşma henüz tam olarak sağlanamadığı için boşanma süresi sürekli olarak uzamaktadır.

Boşanma davaları Aile Mahkemeleri’nde açılan ve çekişmeli işe anlaşmalı olarak yapılan davalardır. Bazı yetki kuralları boşanma davalarında bulunmaktadır. Çekişmeli ve anlaşmalı olarak yapılan boşanma davalarında özel birtakım kurallar bulunmaktadır. Hakim taraflara olgular hakkında yemin önermemekte ve hakim kararları serbestçe takdir etmektedir. Boşanma sonuçları hakim tarafından onaylanması durumunda boşanma gerçekleşmemektedir.

Boşanma davalarında taraflar arasında ispat ve deliller mahkemeye sunulmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında tek tarafın boşanmayı kabul etmemesi durumunda belgeler ile kanıtlamak zorunda olunan birtakım yükümlülükler bulunmaktadır. Dava sonuçlanmasının ardından eşler kendi hayatlarına devam edebilir ve boşanma kararına itiraz edemez. Boşanma davalarında karar alınması sonrasında itiraz hakkı bulunmamaktadır. Dava gerçekleşmeden önce davanın gerçekleşeceği son güne kadar kişinin itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu itiraz sürecinde kanıtları ve belgeleri de bulunmak zorundadır.

Boşanma ve evlilik günümüzde tüm dünya ülkelerinde yaygın olarak yapılan durumlardır. Evlilik oranlarının azalması ve beraberinde evli olan çiftlerin ayrılmak istemeleri nedeniyle son dönemlerde boşanma avukatı olarak yoğun bir başvuru olmaktadır. Mahkemelerde görülen davaların birçoğu eşler tarafından açılan boşanma davaları olmaktadır. Kısa sürede ayrılmak isteyen eşler kendi aralarında anlaşma belgelerini ve metinlerini imzalayarak mahkeme huzuruna sunmalıdır. Mahkeme tarafından kabul görülecek olan anlaşma dilekçeleri işleme alınacaktır.

Boşanma davalarının sonuçlanması durumu aynı zamanda boşanma davası türlerine bağlı olarak da değişmektedir. Uzun ve tek tarafın kabul ettiği çekilmeli davalarda boşanma süresi tam olarak belirlenemez ve dava uzadıkça uzamaya devam eder. Anlaşmalı olarak yapılan boşanmalar mal paylaşımı ve velayet konularında ortak kararlar alınmaktadır ve işlem süresi hızlanmaktadır.

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?

Boşanmanın sonuçları ve süresi hakkında kişiler tarafından birçok soru sorulmaktadır. Boşanma davalarının süresi seçilen boşanma davasının çeşidine bağlı olarak belirlenmektedir. Anlaşmalı olarak yapılan ve tek bir celsede tamamlanan boşanma davaları 1, 3 ve 4 aylık süreler içinde tamamlanmaktadır. Son dönemlerde daha hızlı olarak 1 saatlik sürede de boşanmanın gerçekleşmesi durumu görülmektedir. Anlaşma sağlanması durumunda boşanma hemen gerçekleşir ve kişiler bu süreçte yıpranmadan birbirlerine olan saygılarını koruyarak boşanırlar. Boşanma davaları süreleri ve sonuçları hakkında çeşitli bilgilere ulaşmak günümüzde artık daha kolay olmaktadır.

Çekişmeli olarak yapılan boşanma davaları ise davanın niteliğine göre belirlendiği davalardır. Dava süresi uzadığı gibi kısa da sürebilir. Kurallara ve hukuka uygun olarak tüm bildirimlerin yapılması sonrasında davacı ile davacı eş tarafından anlaşma sağlanamaması dolayısı ile süre farkları değişmektedir. Eşler tarafından anlaşma ortamının oluşmaması sonrasında boşanma süresinin uzayacağı da bilinmelidir. Çekişmeli boşanma davaları çok uzun yıllarda sürebilmektedir. Eşler genel olarak tek taraflı bir boşanma davası açmaktadır ve diğer taraf bu davayı kabul etmeyerek evliliğin güzel bir şekilde devam ettiğini kanıtlamak istemektedir. 

Boşanma davalarında süreler her zaman değişmektedir. İki farklı türde yapılan davalarda kişi tercihlerine bağlı olarak uzun ile kısa zaman zarflarında boşanma gerçekleşecek ve kişiler yeni bir yaşama adım atacaktır. Çocuklu ebeveynler arasında çocuklarının velayetleri konuları beraberinde birçok sorunu da getirmektedir. Anlaşma süresi uzamakta ve boşanma bir türlü gerçekleşmeyecektir. Çekişmeli boşanma davaları en uzun süreli olarak bilinen ve net bir tarih verilmeyen davalardır. Kişiler bunun bilincinde olarak hangi boşanma türünü seçmeleri gerektiğine karar vermeleri gerekir. 

Boşanma Avukatının Görevleri

Boşanma avukatı görevleri arasında boşanma konusunda kişilere savunma hazırlaması, mal varlığının paylaşımı, velayet ve nafaka konularında da kişiye yarar sağlayacak kararların alınması amacıyla görev yapan kişilerdir. Aile Hukuku ve Medeni Hukuk içerisinde yeni görevler almaktadır. Boşanma konularında her tülü hukuki sürecin yürütülmesi için destek vermektedir. Tarafların özellikle boşanma aşamasında psikolojik, ailevi ve sosyal çıkar ile haklarını korumakla yükümlü olan kişilerdir. Ülkemizde genellikle boşanma avukatı olarak bilinen aile avukatları boşanma ve diğer konularda da insanlara her zaman yardımcı olmaktadır. 

Hukuk kurallarına uymak zorunda insanlar için boşanma konusunda da gerek dilekçe gerekse başvuru konularında kurallara uygun olarak hareket etmek gerekmektedir. Boşanma konularında avukatların görevleri kişi haklarının boşanma sırasında sağlamak ve korumaktır. Hakim tarafından verilecek olan karar sonrasında kişinin maddi ile manevi zarara uğramadan boşanmanın gerçekleştirilmesinde destek olmak amacıyla devreye boşanma avukatları girmektedir. 

Boşanma süreci boyunca tarafların boşanmalarını takip eden kişilerdir. Boşanmak isteyen kişilerin anlaşmalı ya da çekişmeli olarak boşanmaları konusunda kişileri bilgilendiren boşanma avukatları kişilerin boşanmayı kabul etmesi durumunda dilekçe hazırlayan ve sürecini çok iyi takip eden kişilerdir.

Boşanma avukatları savundukları tarafın çıkarlarını, haklarını korumakla yükümlü olan kişilerdir. Boşanma konusunda tüm yasal yükümlükleri yerine getirme için kişiyi bilgilendirme konusunda da boşanma avukatları devreye girmektedir. Boşanma konularında uzmanlaşan kişiler olarak da tanımlanmaktadır. Aile hukuku ve boşanma kapsamında oluşan tüm sorunlarla ile ilgilenirler. Aile meseleleri ile ilgilenmeleri nedeniyle genel olarak da aile avukatı tanımını almaktadır. Farklı branşlara ayrılan hukuk içerisinde boşanma konularında öne çıkan uzman kişilerdir.

Eşler arasında tartışma yaşlanma, sorun oluşumu, aile içinde oluşan kavgalar, tartışmalar, saygı ve sevginin yok olması gibi konular nedeniyle eşler arasında boşanma davası açılmaktadır. Düzelmeyecek olan sorunlar ve artan fiziksel, psikolojik şiddet ile baskılar nedeniyle eşlerin ayrılması konusunda boşanma davaları açılmaktadır. Çocuklu olan eşlerin boşanmaları genel olarak çekişmeli sürmektedir. Velayet hakkının kimde olacağı konusunda eşlerin birbiri ile anlaşmak istememesi ve çocukların kendisinde kalmak istemesi nedeniyle çekişmeli boşanma davaları yaygın olarak açılmaya başlanmıştır.

Boşanma avukatları boşanmak isteyen kişilere boşanma aşamasında yardımcı olan ne her türlü hukuki süreçte de yardımcı olmaya devam eden kişilerdir. Boşanma oranı artıkça boşanma avukatlarına ihtiyaç daha fazla olmaktadır. Aile hukuku ve temeli ile ilgilenen boşanma avukatları boşanmak isteyen kişi tarafından başvurulan ve yardım istenilen başarılı kişilerdir. Hukuk mezunu olarak alanında gerekli olan tüm staj, uygulamalar ve eğitimleri tamamlayarak Aile Hukuku’na uygun olarak boşanma işlemlerinin gerçekleşmesi adına savunma yapan kişidir.


Boşanma Davasında Avukat Olması Zorunlu mu?

Boşanma davası taraflar arasında boşanma işlemi yapılması için avukat bulunması zorunlu değildir ancak yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve kurallara uygun olarak dilekçe hazırlanması için gerekli olmaktadır. Kişi avukatla temsil etmek zorunda değildir. Kişi tercihine bağlı olarak boşanma avukatına ihtiyaç duyulmaktadır. Avukat olmadan yapılacak olan bir hatanın telafisi mümkün olmayacaktır. Maddi anlamda ciddi kayıplar yaşanmaması konusunda boşanma konularında avukatlar kişilere boşanma süreci, maddi ile manevi konularda paylaşım yapılması, dilekçe verilmesi ya da itiraz etme süreçlerinde ön planda hareket etmektedir. 

Boşanma davalarında belirli kurallara uyum sağlamak ve kurallara uygun olarak dava açılması gerekmektedir. Usul ve mahkeme kuralları avukat tarafından bilinmektedir. Hak kaybına sebep olmamak adına boşanma diğer adı ile aile avukatından yardım alınması gerekmektedir. Dilekçelerde zorunlu olarak belirtilmesi gereken kurallar bulunmaktadır. Bu durumlarda kişinin maddi ve manevi hak kaybı yaşamaması adına işinin ehli bir boşanma avukatının desteğini alması gerekmektedir. Avukat ile süreci doğru ve etkili olarak kullanmak hakların doğru olarak talep edilmesinde etkili olacaktır.

Boşanma davası açılması ve devam etmesi durumunda eşler arasında oluşan ayrılığın son bularak barışma sağlanması boşanma davasının devamını etkilemektedir. Taraflar arasında anlaşma sağlanması ve barışma durumlarında davadan vazgeçmek ve davanın iptal edilmesi de mümkün olmaktadır. Davadan feragat edilmesi durumunda davaya devam etmeyerek kapanacaktır. Hukuk kuralları insanların yaşamını kolaylaştırmak için uygun maddeler ve kurallar ile düzenlenmiştir. Davanın seyrini etkileyecek olaylar ve durumlar karşısında davanın kapanması söz konusu olmaktadır.

Boşanma Davasında Kusur Oranı

Boşanma sebepleri arasında evli olan çiftlerin evlilik hayatları boyunca yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmemesi durumu bir kusur olarak ve boşanma sebebi olarak gösterilmektedir. Boşanma davalarında sıklıkla kullanılan bir terim olan kusur kelimesi boşanma sürecinde olan eşlerin hangisinden kusur olup olmadığının araştırılması demektir. Eşlerin birbirlerine nazaran yaptıkları davranışlar, tutumları, evlilik içinde yaşanılan durumlar gibi konular genel ve özel olarak belirlenen boşanma sebeplerimden hangilerini kullanarak boşanma davasını açtıkları konusuyla da ilgilenmektedir.

Boşanma aşamasında olan çiftler genellikle kusurun kendisinde değil karşı tarafta olduğunu ileri sürerek ona göre bir davranış sergilemeye başlar ve ithamlarda bulunur. Mahkeme tarafından alınan kararlar ile birlikte boşanma davasında eşlerden hangisinde kusurun ne oranda olduğunun da araştırılması yapılır. Boşanma davalarında kusur aranma nedenleri sıklıkla sorulan ve araştırılan konular arasında bulunmaktadır. Eşlerin davranış ve tutumları dilekçede belirtilen kusur oranı gibi hususlar dikkate alınarak daha doğru bir karar vermek ve eşe yapılan ithamın doğruluğunu araştırmak amacıyla kusur olup olmadığına bakılması hakim tarafından istenmektedir.

Boşanma davaları sonrasında verilmesi kararlaştırılan tazminatlarda da eşler arasındaki kusura bakılarak bir oran belirlenmektedir. Hakimin görevi eşler arasında kusuru araştırtmak, incelemek ve değerlendirmektir. Yapılan incelemeler ve araştırmalar sonrasında hakim tazminata, boşanmaya ve diğer konularla ilgili kararlar vermektedir. Doğru ve etkili bir kararın açıklanması için tarafların dinlenmesi ve ortaya atılan iddiaların asılsız olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

Boşanma davalarında kusurlar taraflar arasında birbirine karşı davranışları, sözlü olarak kullandığı kelimeler ve eylemlerine bakılarak kusur oranı bulunmaya çalışılır. Hakim kusur olup olmadığının araştırılmasını yapmadan karar vermeyecektir. Boşanma davasında boşanma kararını ve sonucunu etkileyecek olan kusurlu olma durumu ödenecek olan maddi ile manevi tazminat ücretlerini de etkilemektedir. Kusur boşanma davalarında önemli bir husustur. Her şeyin belirlenmesi ve sonucun verilmesi açısından da kusura bakılarak karar verilir.

Boşanma davalarında davacı olan eşin kusurlu olması davalı olan eşin ise kusursuz olması durumunda kusuru olmayan taraf boşanma davasına itiraz etme hakkına da sahip olmaktadır. Boşanmaya karar verilmesi içim davalı olan eşin kusurunun da çok az da olsa olması gerekmektedir. Tazminat ve nafaka konularında da eşler arasında var olan de devam eden kusur oranına bakılarak bir karar verilmektedir. Karar verme aşamasında kusur oranı her zaman belirleyici bir etken olmuştur.

Boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kalacak olan eşe de mahkeme tarafından yoksulluk nafakası da bağlanmaktadır. Eşlerin boşanma aşamasında kusurları hakim tarafından dikkate alınarak gerekli görülen araştırmalar sonucunda tazminat ile nafaka tutarları belirlenmektedir. Boşanma yaygın olarak görülen bir durumdur. Çekişmeli ve anlaşmalı olarak da kendi içinde farklı sınıflara ayrılarak yapılmaktadır. Dünya genelinde en çok uygulanan ve başvurulan boşanma yöntemlerinden biri anlaşmalı boşanmalar olmaktadır. Anlaşmalı boşanmalarda maddi ve manevi kayıplar çok fazla oluşmamaktadır. Eşlerin ortak kararları bir dilekçe halinde mahkemeye verilir ve hakim tarafından da verilen dilekçe örneği incelenir. Eşlerin boşanma istekleri ile başvurmaları ve ardından da anlaşmalı olarak boşanmak  istemeleri ile kısa süre zarfında boşanma işlemi tamamlanmaktadır.

Yorum ve Soru Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir