Miras Hukuku

Miras hukuku, gerçek bir kişinin ölümü ya da gaipliğinin kesinleşmesi üzerine, kişiye ait mal varlığının, varisler arasında paylaşımını düzenleyen bir hukuk dalıdır. Miras hukuku, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her bireyi ilgilendiren bir konu olduğundan, bilinmesi elzemdir. Mirasın varislere intikal davasında, bazı sorunlar yaşanabilir. Bu sorunların çözüme kavuşturulabilmesi için bir hukuk danışmanlığı desteği alınmalıdır. Hukuk danışmanlığı desteği ile, ölüm ya da gaiplik sonucu miras sahibinin mal paylaşımı yasal mirasçılar arasında taksim edilerek yapılır.

Miras Hukuku Nedir?

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşaya herkes yaşamı boyunca miras hukuku taraflarından birisi olmaya adaydır. Bu sebeple miras hukuku nedir sorusu hemen her vatandaşı ilgilendiren önemli bir hukuk sorusudur. İstisnalar içerebilmesi, varisler arasında problemler yaşanabilmesi ve detaylı olması sebebi ile bir hukukçu desteği ile yürütülmelidir. Söz konusu miras üzerinde hak iddia edebilecek mirasçılar iki türe ayrılır. Bu mirasçılar yasal ve atanmış olarak ikiye ayrılabilir. Kişiye bağlı olmaya, mirasçılara devredilen herhangi bir mal varlığına ise tereke ismi verilir. Miras bırakan kişinin, mirasını bırakabilecek yakınlıkta kimsesi olmayabilir.

Bu gibi durumlarda mirası bırakan kişi, mirasçısını kendisi ölümü öncesinde belirler. Miras bırakanın beyan ettiği kişi, mirası almak hakkına sahip olur. Bu durumda bu kişiye atanmış mirasçı ismi verilir. Mal paylaşımı, mala sahip olan kişinin ölümünün ardından, ardında bıraktığı malların mirasçılar arasında pay edilmesi işlemidir.

Miras paylaşımı için oranlar, aksi miras sahibi tarafından ifade edilmediği müddetçe yasal mirasçılar arasında pay edilir. Bu pay etme işlemindeki standartlar, ölen kişinin eşinin hayatta olup olmaması ile değişiklik gösterir. Ölen kişinin eşi dışındaki yasal mirasçılara miras konusu olan nakit para ya da menkul, gayrimenkul mülkler, eşit olarak paylaştırılır. Örneğin vefat eden bir kişinin ardında, yasal mirasçı olarak bir eş ve iki çocuk bulunuyorsa, eş, mirasın ¼ ünü alma hakkın a sahiptir. Yasal mirasçılardan olan çocuklar ise, her biri ayrı ayrı mirası 3/8 ini almaya hak kazanır. Yasal mirasçı kapsamına giren kişiler, ailede sağ bulunan kişiler ile ilgili olarak değişiklik gösterir. Yasal mirasçı olabilecek kişileri, anne, baba, torun, sağ olan çocuklar, karı ya da koca, kardeşler, üst kuşak olarak sayılabilecek büyükanne büyükbaba ya da bu ikisinin halefleri olarak sayabiliriz.

Bursa Miras Avukatı

Miras avukatı hukuk alanında en çok dava açılan alanlarda yasalara uygun şekilde destek sunmaktadır. Miras hukuku alanında bulunan temel iş ve işlemlerin yapılmasını sağlayan miras avukatı; vasiyetname düzenleme, miras sözleşmesi yapma, mirasın reddi davası açmak, tereke tespiti davası, ortaklığın giderilmesi, tenkis davası, muris muvazaası gibi davaların açılmasında söz sahibi olmaktadır. Miras davaları karmaşık ve uzun süreli davalar olabildiğinden bu konuda alanında uzman avukatlık desteği alabilmek çok önemlidir. Aksi halde davadan istenilen sonuç çıkmayacağı gibi davanın işlem süresi de uzayabilir. 

Miras Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Miras avukatının baktığı davalar şu şekilde sıralanabilir;

  • Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) davası,
  • Vasiyetname ve mirasçı tayini sözleşmesi düzenleme,
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenleme,
  • Terekeyle ilgili her türlü tespit, defter tanzimi ve taksim davaları,
  • Mirasta tenkis davası,
  • Mirasta mal paylaşımı
  • Mirasta saklı payın korunması davası,
  • Muvazaalı miras hukuku işlemlerine karşı iptal davaları,
  • Mirasçıların miras talebine veya reddine (reddi miras) ilişkin davalar

Mirastan Mal Kaçırma Davaları

Mirastan mal kaçırma davaları yaygın olarak görülen miras hukuku içinde yer alan dava çeşididir. Kişilerin arasında yaptığı işlemin gerçek amacının farklı olması haline muvazaalı denilir. Bu durum miras konusunda ise mirasın aslında farklı şekilde yönlendirilmesi anlamına gelmektedir. Kişiler aralarında gerçek niyetlerini gizlemek için sözleşme yaparsa bu durum muvazaa oluşturmaktadır. Miras bırakan kişinin gerçek niyetini saklamak kaydıyla yaptığı hukuki işlemler bu alanda değerlendirilir. Miras bırakanın şayet mirasçılardan mal kaçırma durumu söz konusuysa bu durumun hukuksal olarak tespit ve ispat edilmesi gerekir. Bu durum temel olarak miras bırakan kişinin mirasçının haklarını kullanmasını önlemek amacıyla yaptığı işlemlere dayanır. Böylece mal üçüncü kişiye bırakılmış görünür ancak miras hakkına sahip olan kişi bu duruma itiraz ettiğinde hakkının yasal yollar aranması ve geri verilmesi mümkün olmaktadır. 

Bu tür davaların yürütülmesi ve durumun ortaya çıkarılması karmaşık bir süreci içerebildiğinden mutlaka alanında uzman avukat desteğinin alınması gerekir. Aksi halde davadaki tespitler yapılamayacak ve ilgili hukuk maddelerinden yararlanmak mümkün olmayacaktır.

Vasiyetname Düzenlenmesi ve Uygulanması 

Miras avukatı görevleri arasında vasiyetname de önemli bir yere sahiptir. Temel olarak vasiyetname bir kişinin henüz hayattayken vefatı sonrasında mirasını kimlere bırakacağını veya nasıl pay edileceğini yasal yükümlülük altına alan belgedir. Hukuki anlamda ise ölüme bağlı tasarruf olarak değerlendirilir. Vasiyetname ile birlikte kişi henüz hayattayken kendinin mal varlığının üzerine sadece vefatı sonrasında hüküm ifade edecek olduğunda tasarrufta bulunabilir. Bu kapsamda da; resmi, el yazılı ve sözlü vasiyetname olarak düzenlenebilmektedir.

Resmi olarak bilinen vasiyetnameler iki tanığın huzurunda, noterde düzenlenmektedir. Miras bırakan kişi taleplerini notere bildirdikten sonra noter tarafından vasiyetname hazırlanır. Sonrasında iki tanığın üzerinde vasiyeti veren sözleşmeyi onaylar. Tanıklar da kişinin kendi rızasıyla vasiyetname hazırlandığını kabul ederek sözleşmeye imza atmaktadır. İçerik, tanıklara bildirilmek zorunda değildir ve vasiyetname hazırlandıktan sonra noter tarafından tarih koyularak geçerlilik sağlanır. 

Bu vasiyet türü noter onaylı olduğu için tamamen yasal zorunluluk taşır ve ilgili şartların oluşması halinde geçerlilik kazanır. Ancak el yazılı ya da sözlü vasiyetname türlerinde çeşitli sorunlar oluşabilir. El yazılı vasiyetname kişinin kendisi tarafından yazılmış ve imzalanmış vasiyet türüdür. Sözlü vasiyetname ise kişinin tanık olarak kabul edilecek taraflara söz ile vasiyetini bırakmasıdır.

Bu iki durum suiistimal edilebileceği için hukuksal açıdan en yaygın görülen vasiyet türleridir. Özellikle sözlü vasiyetin uygulanması için belirli şartların yerine getirilmesi gerekir. Kişi yakın ölüm tehlikesi, savaş, ani hastalık, ulaşımın kesilmesi gibi durumların içindeyse sözlü vasiyetname düzenleyebilir.

Vasiyetname türü ne olursa olsun ilgili durumdan memnun olmayan da aleyhine düzenlenmiş olduğuna inan mirasçılar tarafından vasiyetnamenin iptaline dönük dava açılabilmektedir. Bu şekilde bir iptali gerçekleştirmek için ise gerekli koşulların sağlanması, belgelerin ve diğer delillerin toplanması gerekmektedir. Alanında uzman avukat sayesinde vasiyetname davaları daha kısa süreli olarak sonuçlanmaktadır.

Ölünceye Kadar Bakma Davaları

Bir kişinin ölümüne değin bakılması amacıyla yapılacak olan sözleşme ölünceye kadar bakma davaları içine girmektedir. Kişinin çeşitli nedenlerden ötürü kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor oluşu ve kendisine de bu yüzden belirli bir karşılık vererek baktırmasına dönük yapılan sözleşmeyi içermektedir. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğundan titizlikle uygulanması gerekir. Bu sözleşmede bir taraf kendisine baktırmalı, diğer taraf da bunun karşılığında mal veya para almalıdır. Eğer sözleşmeye rağmen taraflardan birisi bu koşulları sağlamıyorsa bu durum miras hukuku içerisinde değerlendirilir.

Tereke ve Tenkis Davaları

Miras avukatı tutmak özellikle tereke ve tenkis davalarında da önemlidir. Miras bırakan kişinin vefatından sonra mirasçıları için hangi mal varlıklarının kaldığı bildirilmez. Bu yüzden mirasın, miras bırakılanlar tarafından araştırılması gerekir. Miras bırakanın adına avukat yardımıyla kayıtlı taşınmazlar, banka hesaplarında olan paralar, hisse senetleri ve diğer araçların bulunması tereke tespiti ile sağlanır. 

Miras bırakan kişinin sağlığında yapmış olduğu tasarruflar ile mirasçıların da yasal miras paylarının belirli bir kısmı üzerinden tasarrufu sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifade ile miras bırakanın mirasçılardan bir ya da birkaçını mirasından mahrum etme olanağı da ortadan kalkmış vaziyettedir. Bu durumda şayet saklı olan payı ihlal edilmiş olan mirasçı tenkis davası sürecini başlatarak bu durumdan kaynaklı olarak ortaya çıkan zararı tazmin edebilir. Bu duruma da tenkis davası denilir. Tenkis davasının konusu da miras bırakan kişinin saklı paya tecavüz anlamı taşıyan tasarruflarının söz konusu tecavüz oranına indirilmesi ve indirilmiş olan kısmın da saklı payına tecavüz edilen mirasçıya tahsisinin sağlanmasıdır.

Mirasta Mal Paylaşımı 

Mirasta mal paylaşımı tarafların aralarında en çok sorun yaşadıkları konulardan bir tanesidir. Vefat eden kişinin mal varlıkları ilgili hukuk kapsamında hangi kişiye ne kadar pay üzerinden verileceği şeklinde belirlenmiştir. Tespit edilen terekenin mirasçılar arasında bölüşülmesi mal paylaşımı konusudur. Türk hukuku kapsamında iki tür mirasçı bulunur. Yasal mirasçı ve atanmış mirasçı olan bu tanımlamalar bırakılan mirastan pay alacakları belirlemektedir. Bu kapsamda miras bırakan kişinin kan hısımları, evlatlık ve alt soyu ile birlikte sağ kalan eş de yasal mirasçı olarak tanımlanır. Atanmış mirasçı da miras bırakanın özgür iradesi kapsamında belirlenen kişilerin mirasçı şeklinde tayin edilmesi halinde geçerlilik kazanan kimseler olur. Ancak bu tarafların belirlenmesi ve pay oranlarının da tespit edilmesinde anlaşmazlık yaşanırsa mal paylaşımı davası görülmelidir. 

Mal paylaşımı aynı zamanda boşanma konusunda da gündeme gelmektedir. Mal paylaşımı durumunda eşlerin kişisel malları dışındaki evlilik süresince alınmış ve ortak kabul edilmiş mallara dönük olarak paylaşım yapılır. Medeni Kanun çerçevesinde evlilik boyunca eşlerden birine kalan miras, kendisine kalan eşin kişisel malı olarak kabul edilir. Boşanma halinde ise diğer eş mal paylaşımı için eşine miras kalmış olan mal üzerinde herhangi bir hal talebinde bulunamamaktadır. Mirastan kalan mal sebebiyle elde edilecek olan gelirler, örneğin taşınmazın kiraya verilmesi ile oluşan kira geliri, edinilmiş mal sayılır ve diğer eş mal paylaşımında evlilik esnasında elde edilmiş olan bu gelirin yarısı üzerinde hak sahibi olmaktadır. Boşanmış eşler arasında mal paylaşımı da karmaşık yapıda olabildiğinden bu alanda deneyimli avukat desteği ile sürecin yürütülmesi büyük önem taşır.

Veraset İlamının Sağlanması

Veraset ilamı miras bırakan kişinin vefatı sonrasında mirasçılarının kimler olduğunun tespit edilmesidir. Aynı zamanda mirasçıların mirastan hangi oranda pay alacakları da yine bu kapsamda belirlenir. Mirasçılık belgesi normal koşullarda noterden talep edilebilir ancak ihtilaflı konularda konu mahkemeye taşınmaktadır. Bunun yanında mirasçıların başka ülke vatandaşlığında olması ya da Türkiye sınırları dışında yaşamaları mirasçılık belgesinin noterden alınmamasına sebep olur. Bu durumda da belgenin temini Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerekir. Mahkemeden mirasçılık hakkında karar çıkıncaya kadar miras haklarından yararlanmak söz konusu olmayacaktır.

Aynı şekilde mirasçılık belgesinde olası bir hatanın meydana gelmesi durumunda da mirasçılık belgesinin iptali davası gerekir. Miras bırakandan kalmış olan mal varlıklarının ise mirasçılara geçişinin sağlanabilmesi işlemine intikal denilir. İntikal işlemlerini taraflar kendileri yürütebilse de avukat yardımı ile işlemlerin sağlanması sürecin sorunsuz olarak gerçekleştirilmesini sağlayacaktır. 

Mülkiyetin Paylı Hale Dönüştürülmesi 

Miras bırakan kişi vefatı sonrasında mirasçılara kalmış olan mal varlığı üzerinde el birliği ile mülkiyet sahipliği söz konusu olur. Mülkiyet türleri açısından bir diğeri de paylı mülkiyet olarak bilinir. Elbirliği ile mülkiyette tapuda hisse oranları bulunmaz. Paylı yapıda olanda ise pay oranları belirlenmiştir. Bu kapsamda da paylı mülkiyette payların devri, rehini ve alacaklılar tarafından haciz edilmesi de mümkün olabilir. Elbirliği mülkiyeti kapsamında ise paylı mülkiyetten farklı olacak şekilde serbestçe tasarruf edilecek paylar bulunmaz.

Paylı mülkiyete geçiş sağlanması için hak sahiplerinin tamamının bir araya gelmesi söz konusu değilse bu durumda paylı mülkiyete dönüştürme davası açılmalıdır. Yine uygulama kapsamında yaşanan büyük sorunlardan birsi de mirasçılık belgesinde belirtilen paylar belirgin olmasına karşılık miras bırakanın bankalarda varlıklarının mirasçıların tamamı hazır olmadığı sürece bankalar tarafından da mirasçılara hak verilmemesidir. Bu durumun giderilmesi ve mirasçılık hakkının geçerlilik kazanması adına ilgili dava açılarak yasal işlem uygulanmalıdır. 

Miras Avukatı Görevleri

Her vatandaşın hayatın bir bölümünde miras sahibi ya d mirasçı olarak kazandığı haklar vardır. Miras avukatı görevleri, yaşamını kaybeden miras sahibinin ardından, mal paylaşımının hakkaniyetli bir şekilde yasalara uygun olarak yapılmasıdır. Miras hukuku ve miras davaları le ilgilenen avukatlar, bu konuda geniş kapsamlı olarak hizmet verirler.

Mirasın reddedilmesi, mirastan feragat, ıskat, mirasçılık belgesinin alınması, miras paylarının devri, miras ortaklığı için temsilci atanması, iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüşmesi, miras sebebi ile istihkak davaları, miras sebebi ile açılacak izaleyi şüyu davaları, terekede ihtiyati tedbirler, miras sözleşmesi, taksim sözleşmesinin düzenlenmesi, vasiyetname düzenlenmesi gibi yasal süreçler ile ilgili hizmet verirler.

Miras hukuku sıklıkla ihtilaflı durumların çıktığı bir alandır. Özellikle mirasın uygulanması, sürdürülür olması ve hak sahiplerine pay edilmesi konusunda sıklıkla anlaşmazlık yaşanmaktadır. Bu tür durumlarda hem kişinin hakkının tespit edilmesi ve verilmesi amacıyla hem de yasal statü sağlanması bakımından uzman hukuk desteğinin alınması gerekir. Uzman avukat desteği ile birlikte davalardaki sorunlar giderilebilecek ve sorunlar da ortadan kaldırılabilecektir.

Miras avukatı alanında ilgili kanun ve uygulamalara hakim olan, mevcut durum lehine karar aldırmayı sağlayacak olan eylemleri yapmaktadır. Bu kapsamda görevleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Miras bırakmış olanın mirasçısını gösterecek olan belgenin düzenlenmesi. 
  • Veraset ilamının alınması. 
  • Vasiyetname düzenleme ve vasiyetnamenin uygulanması veya vasiyet ile ilgili ortaya çıkan sorunların giderilmesi. 
  • Mirasçı atamaya dönük olarak sözleşmenin hazır hale getirilmesi. 
  • Mal paylaşımının ilgili hukuk kurallarına riayet edilerek yapılması. 
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlenmesi veya bu anlaşma kapsamında ortaya çıkmış ihtilaflı durumların giderilmesi. 
  • Miras bırakanın malvarlığının gerçek olarak tespit edilmesinin sağlanması ve takip edilmesi. 
  • Mirasçılık belgesinin iptalinin gerçekleştirilmesi. 
  • Mirası kabul etmeyecek olan tarafın reddi miras işlemlerinin yapılması. 
  • Saklı payın korunarak davanın yürütülmesini sağlamak. 
  • Ortaklığın giderilmesi davasının uygulanması ve takip edilmesi. 
  • Mirasta iade oluşturacak davaların yürütülmesi. 
  • Miras hukuku kapsamında tenkis davasının açılması ve takip edilmesi.
  • Vasiyetname ile ilgili olarak tenfiz davalarının uygulanması temel görevleri arasındadır.

Miras konusu geride kalanlar için çok önemli olduğundan olası ihtilaf durumlarında mutlaka alanında uzman avukattan destek almak gerekmektedir. Davanın planlanması, açılması ve yürütülmesi açısından miras avukatının yükümlülükleri fazlasıyla bulunmaktadır. Mahkemece görülecek olan davaların lehte sonuçlanması açısından avukatın yapacağı tespit ve yönlendirmeler tayin edici olmaktadır. 

Bunun yanında Türkiye’de ikamet etmeyen miras hak sahipleri açısından da vekalet ile ilgili işlemler avukat aracılığıyla yürütülebilmektedir. Bu durum özellikle Türkiye’ye gelme olanağı olmayan kimseler için büyük avantaj sağlamaktadır. 

Miras davalarında avukat tarafından sağlanacak olan işler oldukça çeşitlidir. Buradan kaynaklı olan işlerin bir kısmı için vekaletname yeterli olurken diğer kısımlar için miras ile ilgili olarak işlemlerin yapılacağına dönük olarak özel yetkiler içerecek olan özel vekaletname işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Bazı işlemler ise herhangi şekilde vekil aracılığı ile yapılmamakta, kişinin kendisinin bulunmasını gerektirmektedir. Örneğin resmi vasiyetname hazırlama, el yazılı vasiyetname hazırlama gibi konular vekil ile yapılmamaktadır. Avukatın bu tür durumlarda etkisi ise söz konusu işlemin hukuka uygunluğunun ve geçerliliğinin sağlanmasına dönüktür. 

Özel vekaletnamenin gerekliliği kuralı ise kişiye sıkı şekilde bağlı haklar için gereklilik taşımasıdır. Veraset ile ilgili olarak alınacak davalar, alacak kişinin hakkının sıkı surette bağlı hak niteliğinde gerçekleştirilmesi olmaması yüzünden genel vekaletname ile çözülecek davaları içerir. 

Söz konusu ilgili kural avukata verilecek vekaletname için geçerlilik taşıdığı gibi aileden birisinin miras mallarının paylaşımını yapacağı ihtimalde kendisine verilecek olan vekaletname için de geçerlilik taşır. Örnek olarak bir aile üyesinin miras mallarının paylaşımının yapılması için verilecek olan vekaletnamenin ilgili konuda özel yetkiler içermesi gerekir. Bu düzenlemenin yine avukat gözetiminde yapılması önerilir.

Bursa Miras Hukuku

Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren miras ve miras paylaşımı, hukuki yollar takip edilerek yapılmalıdır. Miras paylaşımı esnasında karşılaşılabilecek problemlerin giderilmesi, miras paylaşımı öncesinde mirasın reddedilmesi ya da yasal haklardan feragat edilmesi düzenlemeleri de miras hukuku avukatlarınca düzenlenir. Bursa miras hukuku alanında danışanlarına, hakkaniyetli paylaşımlar yapılabilmesi olanağı sağlar. Yasal mirasçılar tarafında ortaya çıkabilecek problemleri, minimum hasar ile çözebilmeyi hedefler. Ölüm ya gaiplik sonrası, mal paylaşımı yasal mirasçılar arasında kanunda belirtildiği şekli ile hakkaniyetli olarak yapılır.

Reddi miras hakkında bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Bu Tür Davalarda Avukatlık Ücreti Ne Kadar?

Miras Davaları Masrafları 

Miras davaları masrafları içeriğe göre değişir niteliktedir. Miras davalarının ve işlemlerinin içeriği kapsamında hepsi gider bakımından aynı niteliği taşımaz. Basit işlemleri içeren davalar aynı basitlikte olan yargılama usullerine dahildir. Örneğin reddi miras için açılacak olan dava maktu harca dahildir ve miktar açısından yüksek tutarlar söz konusu olmaz. Fakat davanın konusunun ve taleplerin değişmesi halinde, örneğin tenkis ya da muris muvazaası gibi davalar oransal harca dahildir. Bunun anlamı ise davaya konu edinilecek taşınmazın ve talep edilmekte olan miktara oranla harcın uygulanmasıdır. Yargılama masrafları da davanın sonunda aleyhine karar verilen kişiye yükletilecek olsa da bu giderler yargılama öncesinde davacı tarafından ödenmektedir. 

Miras Avukatı ile Niçin Çalışılmalı?

Miras avukatı ile çalışmak özellikle karmaşık yapıda olan davaların çözüme kavuşturulmasında büyük etkiler yaratır. Miras, mülkiyet hakkının köklü ve temel unsurları içinde yer alır. Önemi kapsamında da Anayasal çerçeve içinde korumaya alınmış durumdadır. Bunun yanında miras bırakacak olanın vefatı ile bir anda beklenmedik uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Uygulamada sık karşılaşıldığı üzere miras söz konusu olması halinde mirasçılar aralarında önemli görüş ayrılıkları ve taleplerde bulunabilir. Bu türden durumların yasal çerçeve içinde çözüme kavuşturulması ve adaletin yerini bulması açısından sürecin hızlı ve etkili şekilde yönetilmesi gerekir. Bunun sağlanması için de miras avukatı desteği gerekir. 

Miras avukatının takip edeceği yöntemler ve uygulamalar ile birlikte işlemlerin kısa süre içinde çözüme kavuşturulması hedeflenir. Elbette her davada olduğu gibi davanın özeline göre çözüm süreci farklılık taşıyabilir. Bunun yanında dava esnasında da çeşitli sorunlar çıkabilir ve süre uzayabilir. Tüm bunlara karşılık alanında deneyimli miras avukatı işlemleri en kısa sürede çözüme kavuşturmak için gerekli çalışmaları yapacaktır. 

Bu davaların avukatlık ücreti, her sene Türkiye Barolar Birliği ve bağlı olunan Baro tarafından belirlenmektedir. Avukatların avukatlık ücreti talebi bu tarifeye göre olmaktadır. Bu sebeple, tarafımızla iletişime geçmeniz halinde sizlere ücret bilgisi verebilmekteyiz.

İletişim Bilgilerimiz

Yorum ve Soru Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.